T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
MERSİN / SİLİFKE - TOKİ Ortaokulu

KİTAP OKUYUN!

Bizim kitap okumamız, sadece Türkçe ve Sosyal Bilgiler gibi sözel dersleri değil, Matematik ve Fen Bilgisi gibi sayısal dersleri de iyi anlamamıza tesir edecektir.

İNSAN, KELİMELERLE DÜŞÜNÜR. İnsan, ne Kadar çok kelime bilirse, düşünme ufku o kadar genişler, zekâ seviyesi o nispette artar. İnsan zekâsını ölçen en keskin kriter; KELİME HAZİNESİDİR. Zekâ aynen kaslara benzer. Ne kadar çok çalıştırılırsa, o nispette güçlenir. Egzersiz yaptırmanın yolu; problem çözme, kitap okuma, dinlediğini  okuduğunu yorumlama ve kelime ezberlemedir.

TOKİ REHBERLİK

Kelime ezberlemenin en kolay yolu; ÇOK KİTAP OKUMADIR. Shakespeare yazdığı eserlerinde; 80.000, Goethe 50.000 kelime kullanmıştır. Ve bugün, herhangi bir İngiliz, Alman talebesi bu kitapları çok rahat anlayabilmektedir. Bu, bu talebelerin bu kadar kelimeyi bilmesi manasına gelir. Ama bizim memleketimizde bir üniversite mezunu; 3.000-4.000 kelime bilmektedir. Bu kadar az bilinmesinin sebebi de kitap okuma alışkanlığı kazanmaması, kitap okumamasıdır. Bizim millet olarak en büyük eksikliğimiz kitap okumak. Ama bu durumda, netice de ortada. Avrupa ilimde, teknolojide ileri giderken, biz hâlâ yerimizde sayıyoruz.

A.B.D.’ de bir okulda, ZEKAYLA alakalı bir deney yapılmış. 2 ayrı sınıftaki öğrencilerin sene başında, zeka seviyeleri ölçülmüş. Ve bir yere kaydedilmiş, daha sonra 1. Dönem boyunca, her iki sınıfa da matematik anlatılmış. 1. Dönemin sonunda, her iki sınıftaki öğrencilerin zeka seviyeleri, aynı oranda artmış. 2. Dönem bir sınıfa yine sadece matematik anlatılırken, diğer sınıfa matematikle beraber, kitap okutulmuş. 2. Dönemin sonunda görülmüş ki; sadece matematik görenlere nazaran, hem matematik öğrenen, hem de kitap okuyanların zeka seviyeleri, 2 misli artmış.

Bundan şunu çıkarmamız gerekir ki; BİZİM KİTAP OKUMAMIZ sadece Türkçeyi değil, matematik ve fen derslerini de iyi öğrenmemize tesir edecektir.

İmtihanda, sözel sorularda en çok soru Türkçeden geliyor. Bu Türkçe sorularının da 2-3 tanesi dil bilgisi çalışılmasa dahi, okulda görüldüğü kadarıyla, dil bilgisi soruları yapılabilir. Geriye kalan Türkçe soruları da 3 çeşide ayrılıyor:

  • PARAGRAF SORULARI : Yarım sayfa ya da tam sayfa paragraf verilip bununla ilgili  7-8 tane soru soruluyor. Kitap okuma alışkanlığı olmayan, okuduğunu fotoğraf gibi hemen hafızasına kaydedemeyen birisi paragrafı okur, sorulara geçer ama okuduğunu unuttuğu için tekrar okumak zorundadır. Her bir soru için koskoca sayfayı tekrar okur. Bu da, zaman kaybına neden olur.
  • KELİMEYLE ALAKALI SORULAR : Kelimelerin eş anlamlarını ya da zıt anlamlarını soruyorlar. Yani kelime hazinesini ölçüyorlar. Kelime hazinesini geliştirmenin tek yolu da KİTAP OKUMAKTIR.
  • OKUDUĞUNU ANLAYIP, YORUMLAYABİLME SORULARI : Yani, düşünce kabiliyetini ölçen sorular. Bunu geliştirmenin tek yolu yine çok kitap okumaktır. Bu gibi tavsiyelerle, her şeyden önce KİTAP okumayı bir ihtiyaç haline getirmeliyiz. Ben, imtihanlara hazırlanmada kitap okumayı, Matematik – Fen Bilgisi çalışmakla eşit tutuyorum. Hatta daha üstün tutuyorum. Çünkü kitap okumak, sadece Türkçeye değil, zekamı artırdığı için hem Fen Bilgisi hem de Matematiğe tesir ediyor. O yüzden, Matematik-Fen Bilgisinden ödev vereceğim gibi, kitap okumayı da ödev olarak vereceğim. Ve senin kitap okuma alışkanlığını kazanabilmen için, kendi başına kitap okuduğun gibi, benim yanıma geldiğinde de kitap okuyacaksın hatta bazen karşılıklı kitap okuyacağız. Öğrenciye önereceğimiz kitapların reklamını çok iyi yapmalı, çok güzel sunmalı, merak uyandırmalı, kitabı bizden istemesini, okumak için arzu etmesini temin etmeliyiz. Bunun içinde her şeyden önce vereceğimiz kitapları öncelikle biz okumalı ve içindeki çarpıcı pasajları ezberden anlatarak ilgisini çekmeliyiz. Daha sonra da; içindeki enteresan yerlerinden 1-2 paragraf okuyarak ilgi uyandırmalıyız.

TOKİ REHBERLİK

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 19.04.2017 - Güncelleme: 30.04.2017 08:00 - Görüntülenme: 9813
  Beğen | 0  kişi beğendi