T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
MERSİN / SİLİFKE - TOKİ Ortaokulu

KALP VE BEYİN SAĞLIĞI

Beynimiz vücudumuzun küçük bir bölümünü oluştursa da, yiyeceklerle alınan enerjinin yüzde yirmisini harcar. Belirli yiyecekler algılama yeteneğimizi arttırır, daha verimli yapar, daha hızlı düşünmemizi ve dikkatimizi daha iyi vermemizi sağlar.

Sağlıklı kalbe giden yol, sağlıklı besinlerden geçiyor. Çünkü bu besinler, damarları temizleyerek ve kan basıncını düşürerek kalp sağlığına önemli katkılar sağlıyor.

Beyin Dostu Besinler

BELLEK

  • HAVUÇ: Hatırlama yeteneğimizi arttırır, çünkü havuç beyin metabolizmasını canlandırır. Bir şey ezberlerken bir ufak tabak sıvı yağlı havuç salatası yiyin.
  • ANANAS: Tiyatro sanatçılarının ve müzisyenlerin ihtiyacı olan bir meyvedir. Örneğin uzun bir metin ezberleyebilmek için fazla miktarda C vitaminine ihtiyaç vardır. Ayrıca önemli bir eser halinde element olan mangan içerir.
  • AVOKADO: Kısa süreli bellek içindir (Örneğin alışveriş listesini yaparken). Fazla miktarda yağ asidi içerir. Yarım avokado yeterlidir.

MUTLULUK

  • KIRMIZI BİBER: Ne kadar acı olursa o kadar iyidir. Aroma maddeleri vücudun kendi mutluluk hormonu endorphinin salgılanmasını hareketlendirir. En iyisi çiğ yenmeli.
  • ÇİLEK: Stresi giderir. Lifli maddesi mutluluk verir. Dozu en az 150 gram.
  • MUZ: Sırrı serotonin. Bu maddeye beynimizin mutlu olması için ihtiyacı vardır.

ÖĞRENME

  • LAHANA: Sinirliliği giderir (tiroit bezlerinin aktivitesini yavaşlattığı için). Daha stressiz öğrenilir (örneğin sınav öncesi).
  • LİMON: C vitamininden dolayı canlandırır, algılama yeteneğini artırır. Dil öğrenme kursundan önce 1 bardak limon suyu için.
  • YABAN MERSİNİ: Uzun süreli bir öğrenmede ideal bir meyvedir. Beynin kanla daha iyi beslenmesini sağlar.

DİKKAT VERME

  • DENİZ ÜRÜNLERİ, KARİDES: Beyin besinidir. Vücuda önemli omega 3 yağ asitleri sağlar. Dikkat verme süresini daha uzatır.
  • SOĞAN: Aşırı yıpranmaya, fiziksel yorgunluğa karşı. Kanı sulandırır, beyin oksijeni daha iyi alır.
  • CEVİZ, FINDIK, FISTIK, SUSAM, KEREVİZ: Konferanslarda, konserlerde, uzun araba yolculuklarında, sinirleri kuvvetlendirirken, beyindeki haber alma maddelerinin oluşumunu hareketlendirirler.

YARATICILIK

  • ZENCEFİL: İçerdiği maddeler beynin yeni fikirler üretmesini sağlar. Kan sulandığı için vücutta daha serbest akar, beyin oksijenle beslenir.
  • KİMYON: İnsanın aklına birden bir fikir getirtir. İçerdiği uçucu yağlar bütün sinir sistemini uyarır, ancak yaratıcı düşünce şartıyla. Aniden bir fikre, bir buluşa ihtiyacı olan kimyon çayı içmelidir (bir fincana iki tatlı kaşığı dolusu kimyonla).

TOKİ REHBERLİKTOKİ REHBERLİK

Kalp Dostu Besinler

Kalp dostu besinlerin, kalp sağlığı üzerinde ne gibi olumlu etkileri var? 

Doymamış yağ oranı yüksek olan balık ve kabuklu deniz ürünleri ise, hem kanın pıhtılaşmasını azaltıyor hem de kalbin ritmini düzenliyor. Balığın yanı sıra tahıl ürünleri, kabuklu kuru yemişler, ayçiçeği, soya ve mısır yağlarında bulunan Omega 6 yağ asitleri, doymuş yağların aksine kötü kolesterolün düşürülmesine yardımcı oluyor. 

Hangi besinler kalp dostu? 

Zeytinyağı, soğan, sarımsak, ıspanak, fasulye, pirinç, fındık, domates, elma ve greyfurt gibi besinler… Doymuş yağlar yerine, zeytinyağı kullanımı, kandaki kolesterol miktarını azaltarak kan basıncını düzene sokuyor. Zeytinyağı özellikle kalp ve damar sağlığı açısından son derece yararlı bir besin.

Kalbe sağlık veren besinler

  • Balık: Protein, vitamin (B6, B12), selenyum ve demir kaynağı. Yüksek derecede Omega 3 yağ asidi içeren somon, uskumru, ton balığı gibi balıklar kalp sağlığına son derece yararlı. Balık, kan pıhtılaşmasını azaltarak ritim bozukluklarını engelliyor. 
  • Süt ve süt ürünleri: Süt ve yoğurt gibi mandıra ürünleri yüksek kaliteli protein, kalsiyum, B vitamini, mineral ve düşük miktarda yağ içeriyor.
  • Fasulye: Protein ve karbohidrat içeriği sayesinde besleyici bir gıdadır. Ayrıca potasyum, magnezyum, selenyum gibi mineraller içerir. Bağırsakları düzenler ve yarattığı tokluk hissi nedeniyle diyet yapanlar için faydalıdır.
  • Kuşkonmaz: Düşük kalorili bir gıdadır ve B6 vitamini, folik asit, C vitamini, keratin ve çeşitli lifler içerir. 1 kase haşlanmış kuşkonmaz vücudun günlük B vitamini ihtiyacının yüzde 66’sını karşılar.
  • Elma: Çözülebilen ve çözülemeyen 2 tür lif içerir. Çözülebilen “pektin” lifleri sayesinde kolesterolün düşmesine yardımcı olur.
  • Arpa: Karbonhidrat deposu arpa, B6 vitamini, demir, çinko içerir. Kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olur.
  • Muz: Potasyum içeriği nedeniyle bir mineral deposudur. Yüksek tansiyonu ve kötü kolesterolü düşürür.
  • Pancar: Zengin bir potasyum ve folik asit kaynağıdır. Çok düşük kalorilidir. Sebzeler arasında en fazla doğal şeker içerenidir.
  • Sarımsak: İçinde bulunan besin öğelerinden dolayı damar içinde pıhtılaşmayı engelleyerek kroner kalp hastalıklarının oluşma riskini azaltır. Her gün 1 diş sarımsak yenilebilir.
  • Balık yağı: Kanama zamanını uzatır, damar içi tıkanıklarının azalmasında etkindir. İçeriğindeki omega-3 yağ asitleri yüksek antioksidan özelliğindedir.
  • Ceviz, Fındık: Yüksek antioksidan özelliği olan omega-3 ve E vitamininin yanı sıra magnezyum ve posa da içerir. Haftada 2-3 kez 6-7 fındık, 2-3 ceviz tüketilmelidir.
  • Yulaf, çavdar, tam buğday unu: B ve E vitamini içeriklerinden dolayı kalp hastalıklarını önleyici özellikleri vardır. Yulaf gevreği, kepekli ekmek, kepekli makarna ve pirinç, bulgur tüketimi artırılmalıdır.
  • Yeşil çay: Çayda bulunan polifenoller, antioksidan özelliği nedeniyle kalp hastalıklarının engellenmesinde etkili oluyor. Siyah çay ve kahve tüketimi yerine yeşil çay, adaçayı, papatya, rezene gibi bitki çaylarının tüketimi artırılmalı.
  • Domates-karpuz: Antioksidan özelliği olan laykopeni yüksek oranda içeriği için yapılan araştırmalarda kalp hastalıkları oluşum riskini azalttığı bilinen bir gerçektir.
  • Soya: Yüksek protein içeriğinin yanı sıra içerdiği B1, demir, çinko, fosfor, magnezyum sayesinde kalp hastalıklarının engellenmesinde etkili oluyor. Yapılan çalışmalarda düzenli olarak günde 25 gram soya tüketiminin kalp hastalıklarının oluşum riskini azalttığı saptanmıştır.
  • Keten tohumu: Doymamış yağ asitleri, potasyum, posa, E vitamini ve omega-3 içeriyor. Bu sayede kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi bulunuyor. Her gün 1 çorba kaşığı keten tohumunu yoğurt, çorba gibi besinlerin içine katılarak tüketilebilir.

Strese karşı..

Gerginsek ne yaparız? Bir fincan kahve veya bir kola içeriz. Bu da yetmezse çikolata ve hamburger yeriz. Böylece daha fazla strese gireriz. Besleyici maddelerin eksikliği, çok miktarda kafein ve şeker sinirleri iyice bozar, dahası vücudun savunma sistemini, direncini zayıflatır. Doğru bir beslenme stresli zamanların üstesinden gelmemizde bize yardımcı olacaktır. Bunun için de yanlış alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekecektir.

1. Kahvaltı etmeden dışarı çıkmayın: Sabahları enerji depomuz boştur, beynin akaryakıtı yoktur. Bu yüzden yataktan kalkınca biraz hassas, alıngan, sinirli ve dikkatsiz olmamıza şaşırmamalı. Okul çocukları ile yapılan bir araştırmada iyi bir kahvaltı edenlerin daha verimli oldukları ortaya çıkmıştır. Kahvaltıda karbonhidrat ile protein doğru bir karışımdır. Örneğin kepek veya çavdar ekmeği ile peynir veya yulaf ezmesi ile meyve veya yoğurt.

2. Kahveyi azaltın: Sabahları bir iki fincan kahve uyku sersemliğinizi gidermede yardımcı olur. Fazlası ise sadece kalp çarpıntısına ve huzursuzluğa, daha sonraları da uykusuzluğa yol açmakla kalmayıp hassas insanlarda korkuya ve endişeye de neden olur. Kolalı içkiler de kafein içerir.

3. Çikolata yerine meyve yiyin: Arada bir yenen çikolataya bir diyeceğimiz yok. Fakat fazla miktarda şeker kan şekerini altüst eder. Şeker miktarı önce artar, sonra hemen düşer. Sonuçta yorgunluk ve tatlılara karşı istek ortaya çıkar. Buna karşılık meyve veya kepek, çavdar ürünleri organizma tarafından daha yavaş enerjiye dönüştürülür, kan şekerinin dengesi bozulmaz.

4. Sık sık bir şeyler atıştırın: Büyük porsiyonlu ve yağlı yemekler hemen hemen uyku ilacı etkisi yapar. Fazla yağ ayrıca bağışıklık sistemini zayıflatır. Fakat günde bir çok defa yenen birkaç lokmalık bir şey enerjiyi aynı düzeyde tutar.

5. Alkolün olumsuz etkisi: Çok fazla alkol acısını ertesi sabah sadece baş ağrısı ile değil, unutkan ve dikkatsiz olmakla çıkarır.

6. Sinir besinleri: Önemli anti-stres maddeleri mineral olarak kalsiyum (süt ürünlerinde, yeşil sebzelerde) ve magnezyumdur (kepek, çavdar, baklagiller, bal kabağı ve ayçiçeği çekirdeği). B vitaminleri grubu aynı zamanda sinir vitaminleri olarak adlandırılır. B vitaminleri ette, balıkta, kepek çavdar ürünlerinde ve koyu yeşil sebzelerde bulunur. Şunu da aklınızdan çıkarmamalısınız; stres vitaminlere ve minerallere olan ihtiyacı arttırır. Bunun stratejisi şudur: bol miktarda antioksidan vitaminler, yani C, E, beta-karotin vitaminleri ve selen. Pratik olarak bunun anlamı: Günde beş kere ufak porsiyonlar halinde meyve veya sebze, her gün zeytinyağı soslu salata ve yulaf ezmesi veya kepek ya da çavdar ekmeği yemektir. Selen kepek ve çavdarın dışında balıkta da bulunur.

"Beynin kapasitesi için bol bol meyve sebze yiyin."

Düzenli sebze ve meyve tüketiminin, beyin kapasitesinin azalmasını önlediği bildirildi. ABD´de yayımlanan ‘‘Neuroscience’’ dergisinde çıkan makaleye göre Amerikalı araştırmacılar, 8 ay boyunca düzenli olarak ıspanak ve çilek esaslı, E vitamini takviyeli rejim uyguladıkları deney farelerinde, normal beslenen diğer farelerde yaşla birlikte ortaya çıkan beyinsel kapasite düşüklüğünün daha az görüldüğünü saptadılar.

Araştırmada, günde yarım kilo çilek ve ıspanaktan oluşan gıda rejimiyle, farelerin hareketlerinin koordinasyonunda ortaya çıkabilecek bozuklukların engellendiği ve deneklerin hafıza performanslarının azalmadığı belirlendi.

 Beslenme programı nasıl planlanmalı?

  • Günlük alınan kalori miktarı azaltılmalı
  • Katı yağlar yerine bitkisel sıvı yağlar ( zeytinyağı, fındık yağı,, ayçiçeği yağı, soya ve mısırözü yağları) düzenli ve belirli düzeylerde tüketilmelidir.
  • Balık tüketimi artırılmalıdır. Kırmızı et tüketimi haftada bir olarak sınırlandırılmalıdır. Tavuk ve hindi gibi beyaz et tüketimine ağırlık verilmelidir.
  • Yağ içeriği yüksek poğaça, cips, kek, pasta gibi gıdalar tüketilmemelidir.
  • Besinler pişirilirken ızgara, buğulama, haşlama gibi yöntemler tercih edilmelidir.
  • Tuz tüketimi azaltılmalıdır
  • Günlük öğün sayısı artırılmalıdır
  • Alkol kullanılmamalı ve sigara tüketilmemelidir
  • Haftada 3 kez egzersiz yapılmalıdır
  • Basit şeker içeren tatlılar ve rafine edilmiş gıdalar yerine posa içeriği yüksek, saflaştırılmış tahıl ürünleri, kuru baklagiller, sebze ve meyve alımı artırılmalıdır

Tuzdan uzak durun 

Yağ oranı yüksek olan yiyecekler, mevcut koroner kalp hastalıklarını tetiklediği gibi, kötü kolesterol düzeyini artırarak bu hastalığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Uzak durulması gereken en önemli besin maddesi, tuz. “En tehlikeli üç beyaz” dan biri olan tuz, fazla tüketilmesi durumunda tansiyonu yükseltmektedir. Yüksek tansiyon ise kalp hastalıklarına yol açabildiği gibi böbrek yetmezliği ve felce neden olabiliyor. Ancak yemeklerde tuzu (sodyumu) azaltmak, yüksek tansiyon hastalarında kan basıncının düşürülmesine yardımcı oluyor.

 

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 05.05.2017 - Güncelleme: 05.06.2017 07:33 - Görüntülenme: 5145
  Beğen | 0  kişi beğendi