T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
MERSİN / SİLİFKE - TOKİ Ortaokulu

BİR DESTANDIR ÇANAKKALE

Çanakkale; altı asır üç kıtaya hükmeden şanlı Osmanlının son zaferi ve İstiklal harbimizin habercisi... "Yedi Düvel"in "hasta adam" dedikleri Osmanlıya son darbeyi vurmak isterken kazdıkları kuyuya düştükleri yer... İki yüzelli bini aşkın şehidin kanıyla sulanan vatan toprağı... Cenab-ı Hakkın (c.c.) inayetiyle, Hz. Peygamberin (a.s.m.) ruhaniyetiyle hazır bulunduğu, Allah ve Peygamber aşkıyla gözünü kırpmadan, korkusuzca düşmana karşı koyan Mehmetçiğin tarih yazdığı altın sayfa... Düşmanın dahi kahramanlığını, insanlığını övdüğü Mehmetçiğin yazdığı bir destan Çanakkale... Aslında Çanakkale Zaferi için ne söylense az...

Değerli gençler; şimdi size soruyum. Vatan deyince ne anlıyorsunuz? Şu anda üzerine bastığınız toprak mı? Sınırları haritalara çizilmiş coğrafya parçası mı? Hayır, değil.. Birileri, bu topraklar için canını vererek, o coğrafya parçasını vatan yaptılar. Coğrafya parçası başka bir şeydir. Ama toprak kanla yoğrulmuşsa, canla bedeli ödenmişse, artık adı vatandır. Şu an hepiniz bu cennet vatan üzerinde özgür bir şekilde yaşıyorsak, unutmayın  birileri bu cennet vatan uğruna hala can verdikleri  içindir. Bazı zaferler vardır, milletlerin kaderini düşüşten yükselişe geçiren dönüm noktası olmuştur. 100 yıl önce yok edilmek istenen bir milletin var olma mücadelesi de işte böyle bir dönüm noktasıdır. Unutulmamalıdır ki, bir millet zaferlerini sonraki kuşaklara aktarabildiği ölçüde muzafferdir.

TOKİ REHBERLİK

Tesadüfe bakın ki 100 yıl geçmesine rağmen milletimizin dirilmesini istemeyen hainler aynı oyunları oynamaya devam ediyor. Ama unuttukları bir şey var, bu milletin kanında Çanakkale ve milli mücadele destanını yazan atalarının ruhu var. Artık o ruhu yok etmenin imkanı da yoktur. İsterlerse içimizdeki satılmış hainlerle saldırsınlar, Korkmayın,  cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki hak yoludur dönme bilmeyiz yürürüz. Düşer mi tek taşı sandın harami namusun, meğer ki harbe giden son nefer şehit olsun. Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,   denizler donanma, bulutlar ordu yağdırsa, Değil mi, cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, gaye aynı vicdan bir, değil mi birdir vuran yürekler yılmaz. Cihan yıkılsa inan bu cephe sarsılmaz.

İşte 15 temmuz da bu millet tüm dünyaya Çanakkale ruhunu bir kez daha gösterdi. Şehitler tepesinin boş kalmadığını ve sırada koskoca bir milletin kahraman gençlerinin olduğunu bir kez daha tüm dünyaya ilan etti. Şükürler olsun; Şehitler tepesi boş değil, Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için; Rüzgar bekliyor!

Destanı öksüz, sükûtu derin meçhul askerin; Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye? ...Yola çıkarken vatan kurtulmadan geri dönmeyi düşünmeyen, şanlı şehitlerimizi bir kez daha saygı ile anıyoruz. 

Ve o gidenler, o yüz binler , canlarını hiç düşünmeden bu toprağa verenler için yüce Yaradan Bakara Suresinde diyor ki “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız.” Artık anlıyoruz. Onlar içimizde, aynı inancı ve aynı ruhu taşıyoruz. O ruhun  kıpırdanışlarını hissediyorum, içimizdeler buradalar, yanımızda oturuyorlar. Mekanları cennet olsun, hepsine selam olsun, ruhları şad olsun.

TOKİ REHBERLİK

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 18.06.2017 - Güncelleme: 05.10.2017 10:47 - Görüntülenme: 3390
  Beğen | 1  kişi beğendi